10 Ekim 2016 Pazartesi

saygı

Her şey gibi saygıyı da yarım yamalak,
geçiştirilmiş bir kahvaltı gibi
ayaküstü yapıyoruz.
Saygıyı bir makama indirgemek haksızlık gibi geliyor bana
sonbaharda düşen yaprağa,
ilkbaharda açan çiçeğe,
yazın yetişen domatese
saygın yoksa
yaşama bence!
saygıyı bir müdüre indirgemek haksızlık gibi geliyor bana
sokakta dolaşan kediye,
havada uçan kuşa,
rızkını toprakta arayan karıncaya
saygın yoksa
yaşama bence!
saygıyı bir sevgiliye indirgemek haksızlık gibi geliyor bana
yerleri süpüren kişiye,
toplu taşımadaki engelli vatandaşa,
cami duvarında ki boyacı amcaya
saygın yoksa
yaşama bence!
başta kendine,
seni doğuran annene,
seni doyuran babaya,
kapı komşuna,
eli bastonlu dedeye,
gözü yaşlı şehit annesine
saygın yoksa yaşama bence!

yaprak

ruhun çiçek,
iklimin yok,
suya, minarele ihtiyacın yok,
her seferinde kökünü kazısanda,
her seferinde kurusanda,
yine filizleniyorsun,
renksiz, kokusuz, arsız
yabani bir çiçek gibi,
hiç bir terra rossa kabul etmez seni,
barınamazsın,
yüreğimden başka,
ben ise
gönlünden düşen bir yaprak olmuşum,
mevsimlerden olsa gerek,
olsun,
yine baharlar gelir,
yine çiçek açarım,
gönlün de,