29 Ekim 2015 Perşembe

:

kadın, ağrıyan kalbinin sancılarını bastırmak için başladığı sigarada söndürdü güneşini,
ruhu giyindiği parkası kadar kararmış, dudakları bozkırın toprağı kadar kupkuru
duman sindiği üstü, sisli bir geceden geçen sokak kedisi gibi kokmuş
izmaritinde saklanan hayatı, yine izmaritinde son bulacak

28 Ekim 2015 Çarşamba

|

beklediğim sen değilsin, 
beklediğim atlı arabalar, 
mekanik şeylerden iğrenir oldum, 
rahatlık batıyor bana
gelme artık aklıma
diyorum ya işte
beklediğim sen değilsin

!

yağmur damlaları parmaklarımdan akıyor sanki, oldum olası ıslaklıkla yaşarım hayatı, ne de olsa su tabancasıyla büyüyen çocuklardık, sonra o tabancalarla öldürüldük, hemde birer birer,
her çocuk büyüyünce terkeder mi kendisini, terk etmek bir cinayet değil midir en başta, her çocuk büyüyünce katil mi olur?
soruların cevapları mezarlarda, vicdanınızı, çocukların ulaşamayacağı yerlere koyun, güneş ışığıyla besleyin 
Ha birde karanlıktan da korkmayın artık!

21 Ekim 2015 Çarşamba

Peribacası yahut peribabası

ruhum taşlaşmış benim, 
artık ne çarpsa yüreğime işlemiyor, 
hiçbir acı delip geçemiyor, 
hiç bir gözyaşı içime sızamıyor
ruhum diyorum, 
ruhum taşlaşmış
sonra zaman aşımına uğradı, zamanla!
şu saatten sonra peribacasıyım artık, 
bozkırım artık, 
turistiğim artık
ücretliyim yer yer...
ruhum diyorum ruhum!
taşlaşmış

/

Yastığıma ektiğim çiçekler henüz filizlenmedi, bekliyorum
Geceden sularını hazır ediyorum, insanlıktan miras kalan gözyaşlarımla suluyorum, sabah güneş ilk önce yastığıma vurur, acılar ilk önce yastığıma düşer, ben her gece yastığıma gömülür her sabah yastığımdan dirilirim

18 Ekim 2015 Pazar

mahalle karılarının diline pelesenk olurum
seni düşünürsem,
bir gün
eğer seni unutursam
kıyametin en büyük alameti olurum!
neye hüzün duyduğunu tam olarak kestiremiyorum
ama
hepsine
ortağım,
tozlu yolların her zerresine sakladım
seni
hava moleküllerini mülakatla aldım ciğerime,
zarar verip. seni düşüncemden alıkoymasınlar diye

-

gecenin iniltisini dindirmek için etlerimi koparıp koparıp
ay'ın önüne attım,saatleri geri almadan önce ölü taklidi yaptım
yüreğimi 12 eşit parçalı bir puzzle haline getirdim,
parçalarımı her bir güzelliğine bölüştürdüm
nefes al nefes ver
nefes al nefes ver ki
hayat bulayım

14 Ekim 2015 Çarşamba

-

Çok benziyoruz, yansımam gibisin, uzaktasın ama yakın, yabancı ama çok tanıdık
birlikte doğmuş olamayız, sen benim hüzünlerimin toplayıcısı, sen gülüşlerimin defosusun,
nerdeydin de yetişemedin bana, nerdeyim ki yetişemiyorum sana,
seni tanımak için neden acıkmam gerekti, huzura
sen sözlükte neden saklı kaldın kuru yaprağın altında
huzurum, sen neden eksik kaldın kuru gönlümün altında, ne olursa olsun, benziyoruz işte, yabancısın kilometrelerce, yakınsın bir nefes, uzaksın şah damarım kadar

-

organları tamdı ama bir şey eksikti, ruh
aradığı ruhu yıllar sonra bulmuştu, hiç bilmediği, bilemeyeceği bi mevsimin, hiç olmadık bi şehrinde
soğuk, karanlık bir zamanda,
gözbebeklerine kundaklayıp yatırdı yüreğine ruhunu
İşte diyordu, tam'ım işte
Ben 20 yıl sonra anca doğdum, ben şimdi doğdum anne
konuşmayı biliyorum, sütte istemem, yürüyorumda
sevgi anne, sevgini ver bana

3 Ekim 2015 Cumartesi

Gözümün önü sararmaya başladı, şehir çok sigara içiyor olmalı, ağaçlar bir bir soyunuyor, hayat bu kadar mı edepsiz oldu?
sizler her biriniz ayrı bir dünya, hanginiz hangi yarım küre, her biriniz ayrı mevsim, çözemiyorum sizleri,
sevmiyorsanız bu hayatı, yaşamaya değer bulmuyorsanız,
günaha girmeyin!