4 Mayıs 2015 Pazartesi

Bozkırın göbeğinde, mayıs ayında karadeniz iklimini yaşıyoruz adeta. bu nasıl bir yağmursa, içimiz yandığı halde, bizimle akalası bile olmuyor.
Her yanımızı yeşertiyor, dindiğinde gökkuşağı bile çıkartıyor fakat bizimle zerre alakası olmuyor.
Ve biz her nasılsak, damlalar teğet geçiyor, ayakkabılarımız ıslanmıyor, arabalar su sıçratmıyor
koskoca şehir bir bizi umursamıyor
ama her ne olursa olsun öyle ya da böyle acılarımızla, yüreğimizle gömülücez toprağa.
"Gençliğim gülerken, ihtiyarlığım gidiyor başı önde,
Bu dünyaya ne için ve niye gelmiştim hepsini bir bir biliyor ve kendimi anlayıp yorumladıkça utanıyorum.
Yeşilliğin içinde kapkara bir et parçası olmak değil elbette alnıma yazılan ama bu aklı beş karış havadalık tam benim işim.
Papatyalar benim hakkımda ne düşünür bilmem, fakat ben kendimi sevmiyorum şu sıra.
Bakmayın size güldüğüme, kendime hep kızarım!"