25 Aralık 2015 Cuma

çay

bavuluna iç organlarını koyup gittikten bir müddet sonra
ölüm haberi geldi
giden gelir mi
gözüne kestirebilir mi çizgileri siyaha çalan yolu
masada dostlar
kalksam ayıp etmiş olur muyum?
çay söyledim
zaten param da azaldı
çayımı bitireyim de
öyle kalkayım en iyisi
ne dostlara
ne de çaya
edepsizlik etmeyim

it

uzun cümleler kuran bir adam
eli ayağı zayıflıktan incecik
içtiği türk kahvesini seviyor mu sevmiyor mu
belirsiz
yüreği mukavvadan bir kulübe
hani iti bağlasan
yaşamaz
hayat işte
it
gibi yaşatıyor insanı
hayat işte
hayat!

soba

kestane rengi masanın sağlamlığı
ruhumun gürültüsüne denk
hangi dönemin şairi kalbim bilinmez
akşam sadece güneş batınca mı belirir
güneş sadece gündüz için midir?
ıhlamurlar hep pahalı olmak zorunda mı?
sevgili, vefasız mıdır?
sırtına taşınınca insan insanı
yürek ezilir mi ?
duvarlar ise boyanınca
anlardık kış gelmiş
ayaklarımız naftalin kokulu tüylü battaniye de
dünden kalma ekmek
sobanın üstünde
hayat bu kadar zor olmak zorunda mı?