11 Kasım 2014 Salı

Başlık

Havanın soğuğu, sigara dumanlarıyla seyrediyor.
Bunaldım. İnsanların dertlerini döktüğü sigara neden beni huzursuz ve rahatsız ediyor?
Kalbim sıkışıyor, zaten başka da bi boka yaramıyor. Sonra kaldığı yerden atmaya devam ediyor, çocukluğumdan...
Doğuştan yeteneksiz besbelli, dolaşım sistemi bile şikayetçi.
Yürüyorum....
Basılmaması gereken çimenler üzerinden yürüyorum, kızıyorlar mıdır?
Canları yanıyor mudur acaba?
Umurumda değil, varacağım yerin yolunun üstünde olan onlar, ama şundan eminim ki düştüğümde bana pamuk hissi veren çimenlere, ihanet ediyorum. Yazık!
Kötü biriyim.
Nereye gideceğimi bilmiyorum, çimenleri üzdüğümle kaldım.
Yürüyorum. Hava hala soğuk fakat içimde ki yangın karşı kaldırımda duran kızın sigarasını yakabilir, ateşin var mı dedi.
Yok, dedim.
Oturuyorum...
Mevsim normallerin de bir çay söyledim.
Çayı bekliyorum, çay geldi, çayı içiyorum...
Hangi mevsimi yaşıyorum bilmiyorum, yanıma bir yaprak düştü, sarı.
Ağzımdan çıkanla gözümün gördüğü bir değil.
Ama o kaldırımda ki kız sigaradan ölüyor, yavaş yavaş haberi yok. Neyse.
Havayı içime çektim, öldüm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder